(...)ÖNCE, birinci ağızdan, bir hafta önce, bizzat dinlediğim bir tecrübe aktarımı: Evlenmeyi düşünen TSK mensubu bir yüzbaşı ile bir genç kız yakınları aracılığıyla tanıştırılırlar.
Genç kızın başının örtülü olduğunu görüşme sırasında gören(!) subay, kıza örtüsü nedeniyle bu evliliğin gerçekleşemeyeceğini söyler, başını açarsa durumun değişeceğini de ekleyerek tabii... Kız, “önümüzdeki günlerde ben size mesaj atarım” dediğinde ise, subay paniğe kapılır, “sakın mesaj atmayın” der, gerekçesini söylemeden. Belli ki, orta kademedeki subayların telefonlarına gelen mesajlar, bir şekilde izleniyor ya da kontrol ediliyordur. Ve başı örtülü birinden mesaj almak bile, yükselmeyi düşünen bir subayı endişelendirebilecek derecede sakıncalı bir durumdur.
Kendi ülkesinin kadınlarının yüzde 70’ine yakınının başına örttüğü örtüyü hâlâ bir “tehdit” olarak gören/görebilen TSK’nın, o eski hassasiyetlerini ısrarla korumaya devam etmesi bir yana; kuruma bağlı subayların mesajlarını bile kontrol edebilme kudretini haiz bir istihbaratı varken, PKK’lılar ile ortalama köylüleri nasıl ayırdebilemez? Var mıdır bunun bir izahı? Sizin istihbaratınızı, sizin vicdanınızı sevsinler.
Özlem Albayrak,
Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!