İşte o bölüm:
“NUR talebesi” olmayan bir kardeşimiz, iki Fransız’a Sözler’in Fransızca çevirisini vermiş. 15 yıldır Müslüman olan Fransızlardan biri, tepkisini şöyle dile getirmiş: “Verdiğiniz kitabı sabaha kadar nefes nefese okudum. Hayretler içinde kaldım. İslâm’ın, insanlığın temel sorunlarını nasıl çözebileceğini bu kadar beliğ, sarsıcı, yüksek bir felsefî dille anlatan başka bir kitap görmedim. Kitabı bitirdiğimde, yeniden Müslüman olmam gerektiğine karar verdim.”
(...)
Risaleler’i okumaya girişmeden önce, bu metinlerin dilini, yapısını, temel kaynaklarını ve özelliklerini kavramak gerekiyor.
Risaleler’in dili, insanı çarpan, cezbeden, sarsan, derinden etkileyen bir dil, öncelikle.
İkinci olarak, Risaleler, sistematik metinler değil. Ancak bu, olumsuz değil, olumlu bir şeydir: Küresel ölçekte bir medeniyet krizinin yaşandığı bir süreçte, insanlığın temel hakikat ve varoluş sorunlarına cevap arayan bir metnin sistematik olması, hem imkânsızdır; hem de zararlıdır.
Üçüncü olarak, Risaleler, Kur’ân’ın ve Efendimiz’in (sav) sünnet’inin ışığında, bir yandan bütün İslâmî ilimleri deşifre ederek yeniden şifreleyen, öte yandan da bütün insanlık tarihinin medeniyet birikimlerini özümseyen ve çağımızın temel varoluş sorunlarını tahkîkî bir dille anlamlandırma ve hâl yoluna koyma kaygısı ile yazılan metinlerdir.
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir, teşekkür ederiz.
YorumlarToplam 7 yorum mevcut
naşir okur 4 ay önce yorumlandı
Bediüzzaman'a baktığımızda ilk yazdığı eserlerle, son yazdığı eserler arasında büyük bir dil farkı olduğunu görüyoruz. Meselâ Üstad'ın ilk kaleme aldığı eserlerden Muhakemat, münazarat, Divan-ı Harb-i Örfî, Hutbe-i Şâmiye gibi eserlerle, en son kaleme aldığı Nur Aleminin bir Anahtarı, Konuşan Yalnız Hakikattir başlıklı yazı dil bakımından ondaki değişimin güzel bir misalidir. Yine sürgünün ilk yıllarında kaleme aldığı Nur'un ilk kapısı ile, hemen hemen aynı konuları işleyen Küçük Sözler dil bakımından farklılık arzetmektedir. Toplumun ihtiyaçlarını ve seviyesini göz önünde bulunduran, insanımıza iman hakikatlerini nasıl ulaştırmak gerekiyorsa, öyle ulaştıran o zat, günümüzde yaşasa, elbette dilin değiştiğini göz ardı etmeyecektir.
Mehmet Berk 4 ay önce yorumlandı
kıymetli abilerim. g
gülermisin ağlarmısın. bir fıransız fransızca tercümeyi okumuş etkilenmişte neden bir türk sadeleştirilmiş metni okuyup etkilenmesin. ayrıca sohbette hocalar kendi ilimlerince sürekli sadeleştirerek anlatıyorlar oda uygun bunun yazıya dökülmesimi yanlış gelin akıntıya kürek çekmeyin elbet güzel olanı aslını okumak fakay malesef bu kitapları okuduğunda anlayamayan ama ihtiyacı olan milyonlar var..
seyfeddin kamil 4 ay önce yorumlandı
sn. turnacıbaşı; et-tekrar-i ahsen velev kane yüzseksen demiş şair. anlayıncaya kadar okumaya devam.
Cemil Arıkan @osman turnacibasi 4 ay önce yorumlandı
osman bey, milyonlarca insan bu eserleri okuyor ve hayâtının seyri değişiyor. siz ise anlamadığınızı söylüyorsunuz. gerçekten samîmî misiniz? ben şahsen otuz küsur yıldır bu eserleri okuyorum ve her okuduğumda hem lezzet alıyorum; hem de bir önceki okumama göre daha da ma'nâların açıldığını görüyorum. acaba roman gibi mi okuyorsunuz? problem okuyuş tarzınızda olabilir mi; ne dersiniz?
ahmet furkan fırıncıbaşı 4 ay önce yorumlandı
risale-i nur'un ışığıyla tüm kalplerin aydınlanması dileğiyle