Eğitim tartışması

07 Ocak 2012, 00:32
Eğitim tartışması
Gülay Göktürk
(...)Yanlış anlaşılmak istemem. Türkiye’deki sözde laik sistemin Cumhuriyet’in başından bu yana dini eğitime getirdiği yasaklara, açık ya da gizli engellemelere karşı, bu alanda bir normalleşme yaşanmasını hep savundum. Tevhid-i Tedrisat Kanunu’na; medreselerin, tekke ve zaviyelerin yasaklanmasına eğitimde çeşitlilik ve ailelerin çocuklarını istedikleri gibi eğitme hakkı adına hep karşı oldum.
 
28 Şubat’ta getirilen ve bütün amacı din eğitimini engellemek olan katsayı uygulamasını, 8 yıllık kesintisiz eğitim kararının arkasında yatan İmam Hatip düşmanlığını teşhir etmek için elimden geleni yaptım.
Ama bir yandan da hep şu rahatsızlığı duydum: Türkiye’deki bütün eğitim tartışmalarının “din eğitimi” ana ekseni etrafında dönüp durması daha ne kadar sürecek? Biz ne zaman içinde “din eğitimi” geçmeyen bir eğitim tartışması yapabileceğiz? Eğitimin bütün o devasa sorunları daha ne kadar zaman bu güncel sorunun gölgesi altında konuşulmadan beklemeye devam edecek?
Bugün yine böyle bir ruh hali içindeyim. Çünkü eğitimi tartışıyoruz ama yine İmam Hatip perspektifiyle!
Konu, gazete başlıklarından da gördüğünüz gibi Kademeli Zorunlu Eğitim...
Yabancısı olduğumuz bir konu değil, epey süredir hazırlıkların yürütüldüğünü de biliyoruz. Yakında Meclis’e gelecek olan yasa tasarısıyla iki değişiklik bir arada yapılıyor. Bir yandan zorunlu eğitim 12 yıla çıkartılırken bir yandan da bu 12 yıl, 4 artı 4 artı 4 olmak üzere üç kademeli hale getiriliyor. Böylece 28 Şubat’ta getirilen 8 yıllık kesintisizlik de kaldırılmış oluyor ve ilköğretimin ilk dört yılından sonra isteyenlere İmam Hatip’e geçip öğrenimlerine orada devam etme imkânı tanınıyor.
Buna elbette söylenecek söz yok.
Ama şu soruyu sormaya da hakkımız var:
Milli Eğitim Bakanlığı, bu bakanlığın uzmanları; görevleri dünyadaki eğitim trendlerini incelemek, eğitimin nereye doğru gittiğini anlamaya çalışmak olan insanlar, bu değişikliği yaparken şu zorunlu eğitim denen şey üzerinde de biraz olsun düşünmez miydi? Acaba neden aileleri zorunlu tutuyoruz; serbest bıraksak ne olur diye biraz fikir jimnastiği yapsalar olmaz mıydı? Modernizmin eleştirisini yapmayı pek seven muhafazakâr eğitim uzmanlarımız, modernizmin iflasının en açık ortaya çıktığı alan olan eğitimde Batı’yı taklit edip zorunlu eğitim süresini daha da artırmak yerine, bu meseleye biraz olsun eleştirel bakmayı deneyemez miydi?
Oysa bugün birbirinden giderek ayrışan iki farklı Batı var. Bir, onların taklit ettikleri eskiyen ve pulları dökülen Batı... O Batı hâlâ sanayi devriminden kalma modellerle “okul” denen seri insan üretim merkezlerinde tornadan çıkma vatandaş eğitimlerini savunuyor. Bu eğitim ne kadar uzun olursa, tornadan çıkan insanın vatanına, milletine o kadar hayırlı olacağı konusundaki eski inancını sorgulamıyor. “Yeni Batı” ise uzun bir süredir hem eğitimde zorunluluk kavramını hem tek tip eğitimi yerden yere vuruyor. Evde eğitim gibi, kişiye özgü “butik eğitim” gibi, uzaktan eğitim gibi farklı modeller üzerinde fırtınalar kopuyor
Ama bizim Milli Eğitim’cilerimiz bütün bu tartışmalarla ilgili değiller.
Onlar gayet pragmatik bir tarzda bir yandan zorunlu eğitimi 12 yıla çıkararak “modern”lerin ağzını kapatacak, “Bakın biz sizden de medeniyiz” deme şansını yakalayacaklar; bir yandan da bunu kademeli hale getirerek kendi sorunlarını halletmiş olacaklar.
Oysa bu, sorunu halletmenin tek yolu değildi.
Çok hassas olunan serbest din eğitimi konusu, zorunlu eğitimin uzatılması projesi içine yedirilerek halledilmek yerine; eğitimin her aşamasında serbestlik ve çeşitlilik projesi içine yerleştirilerek de çözülebilirdi.
Ama bunu yapmak için bugünkü paradigmanın sorgulanması ve yeni bir paradigmanın ortaya konması gerekirdi.
Medeniliği, her alanda zorunluluktan özgürlüğe geçiş ile ölçen; zorunluluklar ne kadar azaldıysa; ne kadar çok alanda zorunlulukların yerini gönüllülük aldıysa, o toplumu o kadar medeni kabul eden yeni bir paradigma...
Anlaşılan daha çok bekleyeceğiz...

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    Mail Listemize Katılın!

    Yeniliklerden Haberdar Olun!


    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    Sonuçlar Tümü

    ?'Başkanlık Sistemi' getirilmeli mi?

    NAMAZ VAKİTLERİ

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    BUGÜN

    BU HAFTA

    BU AY

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:

    ARŞİV