AKP’nin 10. yılında bu maddeler hâlâ orada

23 Ocak 2012, 00:17
AKP’nin 10. yılında bu maddeler hâlâ orada
Eser Karakaş
Formülasyon aslında bana değil, Bahçeşehir Üniversitesi’nde aynı fakültede çalışmaktan gurur duyduğum Prof. İlkay Sunar’a ait.
 
Aslında formülasyon tam da böyle değil; Prof. Sunar formasyon ve enformasyon ayırımı yapıyor, yaparken de formasyon kavramını enformasyonun önüne koyuyor.
Ben enformasyon kavramını değil, mesleki formasyon ya da uzmanlaşma kavramlarını tercih ediyorum ama Prof. Sunar’ın ayırımının özünde doğru olduğunu düşünüyorum.
Konuyu açmaya gayret edeyim; geçen haftaki yazımda liseden (liselerin yüzde 99’u) gelen öğrencilerin çok büyük bölümünün bırakın sıfır düzeyinde, negatif bir birikimle geldiklerini yazmaya gayret etmiş idim.
Lise mezunu öğrencilerin negatif birikimle liselerden mezun olmalarının kökeninde şartlandırma esaslı bir eğitim anlayışı, eleştirel düşünce eksikliği bile diyemiyorum, eleştirel düşünce düşmanlığı yatıyor.
Bu kökten yanlış eğitim anlayış ve uygulamasının daha senelerce düzelmeyeceğini tahmin ettiğim için lise mezuniyeti derecesinden gerçekten umudum yok.
Bu saptamam  sonrası birisi de bana “lise düzeyinde eğitim ideolojisinden umudun yoksa, üniversiteden nasıl umudun var?” diye sorabilir, bu soruya cevabım da pek olmayabilir ama yine de yükseköğretim düzeyinde öneri üretmekten vazgeçmek de olmaz diye düşünüyorum.
Bu soru gerçekten doğru bir soru zira bizim ideolojik devletimiz liseye manasız, çağdışı ideolojilerle abandığının çok daha fazlasını üniversitelere mübah görüyor, liselerden sonra üniversiteleri de kafa olarak iğdiş ediyor.
Aşağıda yükseköğretim kanununun 5. Maddesinin ilk iki paragrafını aktarıyorum.
Yükseköğretim, aşağıdaki “Ana ilkeler” doğrultusunda planlanır, programlanır ve düzenlenir:
a) Öğrencilere, ATATÜRK inkılapları ve ilkeleri doğrultusunda ATATÜRK milliyetçiliğine bağlı hizmet bilincinin kazandırılması sağlanır.
b) Milli Kültürümüz, örf ve adetlerimize bağlı, kendimize has şekil ve özellikleri ile evrensel kültür içinde korunarak geliştirilir ve öğrencilere, milli birlik ve beraberliği kuvvetlendirici ruh ve irade gücü kazandırılır.
Bir üniversite kanunu düşünün ki, ana ilkeleri böyle başlıyor, daha fazla söze gerek var mı?
AK Parti’nin onuncu iktidar senesinde bu maddelerin yasada bu şekliyle durması gerçekten çok ilginç; bu maddelere dokunmamak sivil siyaset, yeni Türkiye adına acaba nasıl bir şeydir, doğrusu merak ediyorum.
Ama bizler yine de bıkmadan, usanmadan yükseköğretim için öneriler geliştirmekten vazgeçmeyeceğiz.
Liselerdeki şartlandırma temelli eğitim anlayışını, üniversitelerdeki ideolojiyi aşmanın bir yolu da üniversitelerin lisans aşamalarını üç seneye indirmek, bu üç senede öğrencilere seçtikleri temel dallara göre evrensel temel bilgileri aktarmak, en azından iki yabancı dil ve toplum bilimleri için iyi matematik, felsefe, tarih öğretmek, Prof. Sunar’ın tabiriyle evrensel formasyon vermek.
Üç artı ikinin son iki senesi ise artık enformasyon ya da mesleki birikim, uzmanlık seneleri olmalı; 21. Yüzyılda mesleki formasyon kavramı çok değişeceği için uzmanlık meselesine çok takılmamalı.
Yazımı yine biraz güncel politika ile bitireyim; Yükseköğretim Kanunu’nun temel ilkeler bölümü böyle kaldığı sürece üniversitelerde rektörler değişmiş, ne anlama gelir, doğrusu anlamakta zorlanıyorum.

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    Mail Listemize Katılın!

    Yeniliklerden Haberdar Olun!


    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    Sonuçlar Tümü

    ?'Başkanlık Sistemi' getirilmeli mi?

    NAMAZ VAKİTLERİ

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:

    ARŞİV